Ay ve Güneş

 

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kayra adında bir kız yaşarmış.

Kayra al yanaklı, kiraz dudaklı, zeytin gözlü, tatlı dilli bir kızmış.

Güldüğünde güneş açar, bülbüller dile gelir, etrafına ışık saçarmış.

Kayra yemyeşil bir ormanda ailesi ve akrabalarıyla birlikte yaşarmış.

Bu ormanda birbirinden güzel meyve ağaçları, mis kokulu çiçekler, kuzular, tavşanlar, yaramaz maymunlar, rengarenk kuşlar varmış.

Kayra bütün gün ormanda arkadaşlarıyla beraber koşar, oynarmış.

Ormanın bilgesi Kayranın dedesiymiş.

Kutatgu dede, tüm çocukları etrafına toplar, onlara masallar anlatırmış.

Masal içinde masal olur mu? Olur ya, güneşli pırıl pırıl bir gün Kutatgu dede başlamış masalına;

Ay ve güneş demiş, kavuşur mu?

Çocuklar hep bir ağızdan başlamışlar bağırmaya, hayırrr kavuşmazzz diye,

Şişttt demiş Kutatgu dede; Dinleyin o zaman!

Güneş bir gün çok sıkılmış ve Ay’ı aramaya karar vermiş. Yola çıkmış, az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. Dönmüş, durmuş. Sağa bakmış yok. Sola bakmış yok.

Gül’e sormuş; Ben, her gün sen giderken uykuya dalarım. Hiç bilmem ki, acaba ay nerededir? İstersen bir de Bülbül’e sor demiş.

Güneş tekrar düşmüş yollara, aramış taramış ve sonunda Bülbül’ü bulmuş.

Eyy, billur sesli, güzel kanatlı bülbül, ben Ay’ı ararım. Bilir misin nerededir? Demiş.

Bülbül şaşırmış kalmış; ben nereden bileyim! Bütün gün Gül’e şarkılar söyler dururum. Sen giderken de bir ağaç kavuğu bulur, hemen uyurum. Demiş.

Güneşin iyice aklı karışmış.

Düşünmüş, taşınmış.

Yazmış, çizmiş.

Parlamış, durmuş.

Sonunda bulmuş.

Ben giderken tüm canlılar uykuya dalıyorsa; ay o zaman ortaya çıkıyordur demiş.

O gün batmadan önce durmuş ve uzun uzun beklemiş.

Tam da uykuya dalacakken arkadaşı Ay’ı görmüş. Uzaktan ağır ağır gelirmiş.

İşte o zaman rengini kızıla bürümüş ve selam vermiş.

Ay ve güneş kısacıkta olsa o an için buluşmuşlar.

Birbirlerine selam edip, durmuşlar.

O günden sonra da her sabah aynı selamlaşmayı yapmışlar.

Geceleri Ay, ışığıyla bizleri aydınlatmış, gündüzleri ise güneş sıcaklığı ve bereketiyle bizi kucaklamış.

Ay ve güneş kavuşmuş.

Masalı dinleyen Kayra ve tüm çocuklar çok etkilenmiş ve akıllarına bir fikir gelmiş.

Kayra ve 11 arkadaşı bir çember yapmış. Günler ve geceler boyu güneş ve ay’ı seyre dalmışlar.

Onlar seyrederken yıldızlar da danslarıyla eşlik etmiş.

Güneş ve ay’ı çemberde işaretlemiş ve kavuşmalarını bulmuşlar. Zamanla dans eden yıldızlarla birlikte bekledikleri gecelerde onları ziyarete gelen hayvan dostları da olmuş.

Onlarda bu hayvan dostlarının adını çemberde olan yıldızlara vermişler.

Tavşan zıplamış, fare hoplamış, yılan tıs demiş, koyun meeelemiş, at kişnemiş, maymun gülümsemiş, tavuk gıdaklamış, pars ulumuş, öküz möölemiş, domuz çığlık atmış, ejderha kükremiş ve köpek havlamış.

O günden sonra dünya dönmüş, ay ve güneş her sabah ve her akşam kavuşmuş. Tüm yıldızlar dans etmiş.

Kayra ve arkadaşları her sabah ve akşam bu kavuşmaya şahitlik etmiş.