Ayakkabılar

Bazen bir yola çıkarsınız 

Ayağınızdaki ayakkabı en sevdiğiniz, en rahat olanıdır. 

Ama hayat bu ya!

Sürpriz bir şekilde ayağınız ağrımaya, ayakkabı ayağınızı acıtmaya başlar. 

Yolu bitirmekten başka seçeceğiniz yoktur. Ayakkabıyı çıkartamazsınız. 

Canınız yanar, ayakkabı sıkar, terlersiniz, topallamaya başlarsınız ve yüzünüz asılır, keyfiniz kaçar. 

Artık o rahat ayakkabıyla aranıza bir mesafe girmiştir. 

Sanki size ihanet etmiştir. 

Eve geldiğinizde ilk işiniz onu fırlatıp bir kenara atmak olur. 

Artık o sizin rahat, konforlu, güvenilir ayakkabınız değildir. 

Ayakkabı dolabını her açtığınızda şöyle bir bakar, sonra vazgeçersiniz. 

Bir kez canınız yanmıştır. 

Riski göze alamazsınız. 

Bazı arkadaşlıklarda ayakkabılar gibidir. 

Alışırsınız konforuna ve güvenirsiniz. 

Hatta haddinden fazla güvenir, inanır ve çok seversiniz. Her yola çıktığınızda birlikte olmak istersiniz. 

Sonra bir gün gelir insanoğlu bu ya! 

O da size olan arkadaşlık vaadinden vazgeçer. 

Aynı rahat, konforlu, güvenilir ayakkabınız gibi, o da sıkar, yalan söyler veya ihanet eder. 

Madde veya mana farketmez. Hepsinin  bir eceli ve bir de ezeli vardır. 

Sonuç ise değişmez. 

Ayakkabılar da arkadaşlıklar da eskir. 

Çoğu zaman rafa kalkar ve miladı dolar.