Cari Hesap

İçinde bulunduğumuz toplum hepimizi sadece çarkın bir parçası olmaya zorluyor ve tüm zamanlarda da bu şekilde gerçekleşti.

İnsan, aya yolculuk yaptı. Kıtalar keşfetti. Uzun mesafeler kat ederek durmadan yollarda ömür geçirdi. Ama bunları yaparken kendi içsel yolculuğunu yaşamadı. Bunu hiç düşünmedi bile. Aslında farkında bile değildi. Çünkü onun başarma, ünlü olma, icat etme, para kazanma hırsı vardı. Doğasını böyle geliştirdi.

İnsan neden başarılı olmak ister? Neden zengin veya şöhret sahibi olmak ister? Bunu hiç düşündük mü? Bence yalnızlıktan korktuğu için.

İnsanın kendine düşman olarak gördüğü yalnızlığı içsel yolculuğudur. Yalnız kalmaktan korktuğu müddetçe de kendisini bulması imkansızdır. Etrafındaki bağlardan, bağımlılıklarından kopamaz bir türlü. Çalışmaya, kazanmaya, başarmaya, tüketmeye bağlı- bağımlıdır. İhtiyaç listesinde sadece meta vardır. Ben kimim sorusunu sormaya vakti bile olmadan bir kasoun içinde ölümle buluşur. Arkasında bıraktığı şan-şöhret, para, başarılar da o iki metrelik çukurda hiçbir işine yaramaz. İşte yalnızlığıyla baş başadır. Kendini anlamadan, dinlemeden ölüvermiştir.

Bugün geldiğimiz noktayı fevkalade anlamlı buluyorum. Bu virüs çıkmasaydı da dünya 6. Yok oluş evresine girmişti.

Ayrıca %99 umuz bunun farkında bile değildik.

Bundan önceki yok oluş evrelerinde meteor çarpması vb yaşanmışken, insanoğlu kaynaklı ilk yok oluşu yaşayacaktık. Doğaya verdiğimiz tüm tahribat ve yok ediş neticesinde tufanlar, depremler gibi doğal felaketleri çok hızlı yaşayacağımızı ön görüyordu bilim insanları ama tabii virüs ön görülmemişti. Belki de 6. Yok oluş evresi bu şekilde olacak. Henüz bunu bilmiyoruz ve yaşayarak öğreneceğiz.

Şimdi yaşadığımız sürece baktığımızda elimizde gerçekten kendi içsel yolculuğumuzu yapmak için nefis bir fırsat var. Bana göre aya gitmekten bile daha önemli….

Hiç telaş etmeden sakince, her şeyden ve herkesten kendimizi soyutlayarak en derine inmek için bir fırsat verildi belki de…

Uğruna savaştığımız her şey mevcut durumda tüm anlamını kaybetti. Rütbeler, paralar, evler, arabalar ve mücevherlerin artık hiçbir değeri yok.

Unutmayalım ki hiçbir zaman bu kadar yalnız kalmadık.

Bunun farkında olmak ve yolculuğa çıkmak için elimizde büyük bir fırsat var.

Yalnızlık bizi yalın, berrak ve lekesiz bir zihne doğru yolculuğa çıkartacaktır. Bu yolculukta geçmiş öğretilerimizden, bize dayatılan bilgilerden ve hırslarımızdan arınarak derinlere inmek mümkün olabilir.

Etraftan aldığımız etkileri en minimuma indirgeyeceğimiz zaman dilimindeyiz. Dört duvar arasında, bilinmezliği yaşıyoruz. İşte şimdi tam zamanı değil mi?

Neden? Sorusunu sormanın ve berrak bir zihinle aldatmacaları bir kenara bırakarak cari hesapla baş başa kalmanın.