Durmak

Korku filmlerinde endişe, korku ve tedirginliği tırmandırarak arttıran en önemli sahneler durağan sahnelerdir. Yani ekranın karşısında öylece baka kaldığımız resimlerdir. Görüntü hiç bir değişikliğe uğramadan öylece bize bakar ve biz de ona bakarız. Bir müddet sonra içimizi yarı sıkıntılı bir tedirginlik kaplar ve göğsümüzün altından merak okları beynimize doğru yola çıkar. O duran ekranda gözlerimiz fıldır fıldır bir şeyler arar ve tam o sırada, kalbimiz yerinden çıkacağı sırada PAT diye ekran kararır.

Dış Ses; 15 dakika ara.

Ne kadar gıcık değil mi?

Konumuzun sinema filmlerinde verilen ara ile ilgili olmadığını belirteyim.

Konumuz durağanlık.

Özetle ”Durmak”

Hayatımızın akışı içerisinde her gün giderek yukarı seyirten bir ivmeyle yaşamaya çalışıyoruz.

Çalışıyoruz!

Neden mi? Çünkü giderek her şey hızlanıyor, tükeniyor ve tekrar hızlanıyor ve tekrar -tekrar – milyon kez tekrar tüketiyoruz ve tükeniyor. Aslında tüketim konusundaki en değerli varlığımızın zaman olduğunun farkına varmadan tüketiyoruz.

Geriye alamayacağımız tek şey ”Zaman”

Sabahları erkenden yatağımızdan fırlıyor, koşarak işe yetişip, e- mailler-toplantılar- telefonlar arasında zamanı yok ederek, ”AAA Öğlen yemeği!” diye koşturup aceleyle bir şeyler yiyerek, ardından tekrar ofis ve sonra koş markete, koş eve ve koş ve koş ve koş… Hep daha hızlı koş ve bir şeylere yetişmeye çalış.

Dönüp bir kez olsun kendimize dur diyemediğimiz bir gerçektir.

Yaşamımızdan bir kareyi dondurup, oradan kendimize bir baksak ne görürdük?

Bir an için dursak ve öylece kalsak…

Hey Sen!

Ne yapıyorsun?

Yaşama amacın nedir?

Tükettiklerin isteklerin mi, yoksa ihtiyaçların mı?

Yani, önüne geçemediğin veya geçmeyi düşünmediğin istek-arzular için mi bu kadar koşturman?

Bugün sahip olduklarımızı ihtiyaç ve istek olarak iki kategoride listeleyelim.

Sizce nasıl bir tablo çıkacak karşımıza?

İnanın ki sahip olduğumuz şeylerin %90 ı sadece istek-arzu tarafında yer alacaktır. İhtiyaç kısmı sadece %10 luk bir yere tekabül edebilir.

İnsan neyle yaşar?

Ben nasıl  mutlu yaşarım?

Tüketerek mutlu olmadığımız kesin bir bilgidir. O zaman, acilen hayatımıza durup- bakıp bir karar vermenin zamanı gelmiş demektir.

Bu yazıyı okuyan sevgili okuyucum,

Şimdi dur!

Sadece dur ve kendine-hayatına-sahip olduklarına bir bak.

Sonrada kendi listeni yaparak, hayatına mutluluk ve anlam katmak için bir adım at.

Herkese kucak dolusu sevgilerimle.