Geçecek

 

Yaşadığımız bu süreç geçici ve geçecek.

En fazla birkaç aya hepimiz tekrar sokaklara geri döneceğiz. Ama bu sefer hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Nasıl mı? Umarım dersimizi almış olarak tekrar özgür olacağız ve doğaya rağmen değil, bütünleşerek yaşamayı öğrenmiş olacağız.

Doğaya rağmen derken neyi kastediyorum?

Hani şu yaktığımız yıktığımız doğadan bahsediyorum.

Bugün bizden intikamını alan doğa…

Kirlettiğimiz sular, öldürdüğümüz hayvanlar, yaktığımız ormanlar…

Bize rağmen ayakta kalma savaşı veren doğa ve canlılara karşı geldiğimizde başımıza gelenleri gördük, değil mi?

Duyarsız ve umursamazlığımızın neticesini yaşıyoruz. Yaşadıklarımız ve kaybettiklerimiz, ‘’Aman Sendeciliğimizin’’ getirdiği bir felakettir.

Hayat kendi ülkemizde, kendi şehrimizde, kendi mahallemizde aldığımız nefesten ibaret değil. Bunu iliklerimize kadar hissedebildik mi? Farkına vardık, değil mi?

Dünyanın öteki ucundaki bir virüs geldi ve koynumuza kadar girdi.

Şimdi korkudan tir tir titriyoruz. Hem yaşam savaşı, hem gelecek kaygısı hepsi bir araya geldi. Zengin- fakir, ayırt etmeden herkesin aynı kazanda kaynadığını öğrendik, değil mi?

Yatlarımız, katlarımız, bankadaki paralarımız hiçbir işe yaramıyor, öyle değil mi?

Ertelediklerimizi oturup düşündük mü?

Peki ya kin, nefret ve öfke…

Bir cari hesap yapıyoruz, değil mi?

Para, şirket, tapu… Hepsi bir kağıt parçası olarak kaldı, öyle değil mi?

Elbette geçecek bu günler ve elbette tekrar insanoğlu sokağa dönecek.

Bu sefer umarım doğaya uyum sağlamayı öğrenecek.