Kır zincirlerini

Kır zincirlerini kes iplerini. 
Bir şarkının sözlerinde böyle geçiyor. 
Bağlılık ve bağımlılığı karıştırdık. 
İlişkilerimizde kendimizi bağlı kılmak adına bağımlı olduk. 
Sadece kadın-erkek ilişkileri değil, tüm ilişkilerde aynı sorunları gözlemliyorum. Dünyasını evlatlarının üzerine kurmuş, yanında olmazsa nefes bile alamayan anne-babalar, birbirlerine yapışmış arkadaşlar, evli çiftleri hiç saymıyorum. 
Kimse birbirine alan bırakmamış. Tek başına yaptığı, zevk aldığı hiç bir hobisi Yok. Bilakis yalnız kalırsam korkusuyla daha da çok yapışmışlar. Sonra da boğuldum diye yakınmalar başlıyor. Aslında herkes birbirini boğuyor. 
Bence, hepimiz önce ‘Ben’ dediğimiz öz varlığımızdan ve onun paşa gönlünden sorumluyuz. Kişilere ve şartlara bağımlı olmadan mutlu olmayı öğrenmemiz gerekiyor. Etrafımızla aramızdaki görünmez zincirler ve bağlar, bir müddet sonunda bizi bağımlı hale getiriyor. 
Bu dünyaya yalnız geldik ve yine tek başımıza gideceğiz. Üstelik giderken de yanımızda hiç bir şey almadan, sadece ruhumuzdaki mutluluk ve hatıralarla ayrılacağız. 
Önce kendi başımıza zevk aldığımız ve bizi biz yapan şeyleri ortaya koymamız gerekmez mi? 
Her programın, her seyahatin veya işin içinde başkalarıyla olmak durumunda değiliz.
 Hepimizin yaşanmışlıkları ve bunlardan edindiğimiz tecrübeleri var. Kendi fikrimizle hareket etmek için, ben kimim demek çok önemlidir. 
Ayrıca sade, rafine zevklerin tadı da bazen yalnız olunca bir başka çıkar. 
Ormana gidip kuş seslerini dinlemek veya deniz kenarında dalgaları seyretmek gibi. 
Bence bağlı olayım derken bağımlı olan, sonrasında da mutsuz olan bir topluma dönüştük. Öz varlığımız ve fikrimizi unuttuk. İnandığımız ve savunduğumuz değerlerde yok oldu gitti. 
Etrafımızda kaç kişinin hobisi var? 
Hobi dediğimizde herkesin aklına tv seyretmek ya da sosyal medya geliyor. 
Haydi bir gayret edelim, kendimiz için yaparken çok mutlu olacağımız ve kimseye bağımlı olmayacağımız bir uğraş bulalım. 

Öyle bir şey olsun ki, bizi gülümsetsin, huzur versin. Yaparken rahatlayalım, mutlu olalım. Kendimizle övünelim. En azından deneyelim.